Yerel seçim sürecinde, DDHD'ye yönelik karalamalara ilişkin açıklama yapan DHF, "Dersim, Dersim halkı ve DDHD kazanmıştır" dedi
Demokratik Haklar Federasyonu (DHF), Dersim’deki yerel seçim süreciyle ilgili bir açıklama yaptı. Dersim’in, Dersim halkının, Dersim Demokratik Halk Dayanışması (DDHD)’yla birleşerek kazandığının altı çizilen açıklamada, “29 Mart gecesi açıklanan seçim sonuçları, bu tespitimizin doğruluğunu ispatlamıştır” denildi. Açıklamada DDHD adayı Murat Kur’un 3366 oy aldığı, 466 oyun yanlışlıkla Bağımsız Türkiye Partisine verildiği, 200 civarında oyun geçersiz sayıldığı kaydedildi. Çeşitli kurumların bileşimiyle oluşturulan ve yerel seçimlere DTP ismiyle aday koyan ‘Demokratik Güç Birliği’nin DDHD’yi hedef aldığı kaydedilen açıklamada, DDHD’ye yönelik iddia ve karalamalara yanıt verildi.
‘DDHD, öğretmeye devam ediyor’
DDHD’nin, kitlelerce yaratılan pratiğiyle öğretmeye devam ettiği, halka ve kendi programlarına güvenmeyenlerin kaybettiğinin altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Dersim halkının beklentilerini ve çıkarlarını merkeze alarak kendi programıyla çalışmalarını yürüten ve çalışmanın bütün kaynaklarını yine bu süreç içerisinde yaratan DDHD kazanmıştır. DTP’nin esasını oluşturduğu EMEP, İşçi Köylü, ESP ve HKM'nin ise yedeklendiği ilkesiz ve tutarsız ‘birlik’ aylardır yalanlarla, hilelerle, kara çalmalarla ve tehditlerle ‘seçim çalışması’ yürütüyordu. Dostlarımızın seçim politikasının esası kendi programlarını anlatmaktan ve burjuva-feodaller ile aralarındaki ayrımları öne çıkartmaktan ziyade DDHD başkan adayı ve faaliyetçilerine, Federasyonumuza ve geleneğimize yönelik, yalan-iftira ve karalama çalışmaları üzerinden şekillenmiştir. DDHD bir yandan bütün enerjisi ile programını Dersim halkına anlatmak, CHP ve AKP gericiliğini teşhir ederek geriletmek için seferber olurken bir yandan da “Güç Birliği” bileşenlerinin yalan, kara çalma ve tehditlerine karşılık vermek zorunda bırakılmıştır. Dostlarımızın bu faaliyetleri, 28 Mart akşamının geç saatlerine kadar sürmüş ve son gün mahallelerde DDHD çalışanlarına dönük benzer provokatif girişimler olmuştur. Dost güçler adeta ‘kavga çıkarmak için’ her şeyi yapmış fakat DDHD çalışanları dostane olmayan bu girişimleri boşa çıkarmıştır. Bu durum, 29 Mart gününe de yansımıştır.”
‘Kazanılan koltuktur; kaybedilen ise Dersim halkıdır’
‘Güç Birliği’nin ‘belediyeyi kazanmak için’ her yolu mubah gördüğünün, aylardır sürdürülen yanlış anlayışların farklı biçimlerde devam ettirildiğinin ve ‘sandık başı oyunlarına’ tenezzül edildiğinin ifade edildiği açıklamada, “29 Mart öncesi yapılan anti-propagandalar yeterli görülmemiş olmalı ki dostlarımız tüm sınıfları ablukaya alarak ‘Murat Kur’a oy verilirse AKP’nin kazanacağı’ propagandası yapmış, seçmenleri baskı altına alma tutumu benimsemişlerdir. Okuma yazması olmayan yaşlılarımıza akrabalarınca yardım edilmesine izin verilmemiş, sandık başı görevlilerinin DTP’den olması avantaja çevrilmeye gayret edilmiştir. 29 Mart gecesi açıklanan sonuçlar, demokrasi güçleri içerisinde yaşanan ayrışmanın da sonuçlarının görülmesi açısından önemlidir. DTP'nin anlayışının ve programının temsil ettiği ve diğer güçlerin yedeklendiği çizgiyle sadece bir koltuk kazanılmıştır. Ancak Dersim halkını kaybetmişlerdir. DDHD ise Dersim halkıyla birlikte çok büyük ve anlamlı bir başarı kazanmıştır” denildi.
‘DDHD, AKP ve CHP gericiliğini teşhir etmiştir’
“Bizler seçim süresi boyunca kendi programımızın propagandasına dayalı bir kitle çalışması yürütmenin gayretini taşırken, dostlarımız ıslarla bizim anti-propagandamız üzerinden ve ‘Bize vermezseniz AKP gelir’ korkusunu salarak çalışma yürütmüştür” denilen açıklamada şunlara yer verildi: “Daha önce de söyledik; bir AKP tehlikesinden bahsedecekseniz öncelikle 5 yıllık halktan kopmuş yerel yönetim pratiğinizi masaya yatırmalı, AKP’ye karşı mücadeleye buradan başlamalısınız. AKP’ye zemin oluşturan etmenlerin esası halkın yerel yönetimde bir alternatif arayışında olması idi. DDHD ise kamuoyunun takip ettiği gibi bir yandan AKP ve CHP gericiliğini teşhir etmiş, öte yandan ise sokakları kitlesel bir seferberlikle doldurarak, bu gerici güçleri sokağa çıkamaz hale getirmiştir. Dolayısıyla dostlarımız bir anlayışa ve programa değil, bir korku atmosferine dayanarak oy alma taktiğine yaslanmışlardır.”
‘DDHD, düzen partilerini, Güç Birliği, DDHD’yi hedef aldı’
DDHD’nin gerici güçleri hedef alarak gerilettiği, ‘Güç Birliği’ bileşenlerinin ise DDHD’yi ve DHF’yi ‘düşman ilan ederek hedef aldığı ifade edilen açıklamada şu sözlere yer verildi: “Bizler dayanışmayı ve birlik anlayışını ilkelerimizden taviz vermemek kaydıyla sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Politikada esnek olmak ama ilkelerde bükülmez olmak genel yaklaşımımızdır. Dolayısıyla Dersim özgülünde yaşanan tartışmalarda başından beri politik esnekliğe açık bir tavır takınmışken kesinlikle örgütsel bağımsızlığımızı ayaklar altına alan anlayışlara boyun eğmedik, eğmeyeceğiz! Kendi varlık gerekçesini ortadan kaldıracak şekilde Kürt Ulusal Hareketi’nin gölgesinde ve onun ‘izin’ verdiği ölçüde ve çapta siyaset yapmayı tercih etmek, diğer dostlarımızın tercihi olabilir. Ama bu kesinlikle DTP’nin sorumsuzca ve dostça olmayan saldırı ve iftiralarına sessiz kalmayı gerektirmez. EMEP, İşçi Köylü, ESP, HKM gibi çevreler bu sorumsuzca yapılan siyasete yedeklenen güçler olarak “varlıklarını” sürdürmeye çalışmaktadır. Bu çevreler Dersim’de bütün iddialarını yitirmiş olup aynı sorumsuz tutumun parçaları olmuşlardır. Öyle ki bu çevreler DTP’nin söz söyleyemediği yerde ‘öne çıkarılarak’ aynı sorumsuzluğu paylaşmaktadır.
‘İthamların dozu kaçtı'
“Yerel seçimler öncesi Federasyonumuzun da içerisinde yer aldığı Dersim Demokratik Halk Dayanışması ile DTP, ESP, EMEP, ÖDP ve İşçi-Köylü’nün oluşturduğu ‘Güç Birliği’ arasındaki ayrışma dostlarımızın bilinçli tırmandırması sonucu tehlikeli bir boyuta doğru gitmektedir” denilen açıklamada şöyle denildi: “Yerel seçimlere ve adaylaşma sürecine ilişkin anlayış farklılıklarımızdan kaynaklı Dersim’de yaşanan bu ayrışmanın tarafı olan ‘Güç Birliği’ ve bileşenleri, yerel seçimler öncesi Dersim’de DDHD ve onun iradesiyle seçilen bağımsız aday Murat Kur başta olmak üzere DDHD faaliyetçilerine karşı başlattıkları asılsız iddia ve karalamalarını seçimler bittikten sonra da sorumsuzca sürdürerek süreci dost kurumlar ve halkımız arasında gerginliğe neden olacak bir boyuta taşımaya çalışmaktadırlar. Seçimler öncesi değişik haber sitelerinde ve kitle toplantılarında kurumlarımızın Dersim’de ki çalışmalarını ‘düşman yönlendirmesi’ olarak tanımlayan dostlarımız gelinen aşamada bu tutumlarını daha da pervasızlaştırmış bulunmaktadırlar. Bu çirkinliğin ilk olarak 28 Mart 2009 Cumartesi günü saat 12.00 sıralarında ANF haber ajansının sayfalarında kısa süreli de olsa haber değeri biçilerek yayınlanmış olması, yayından kaldırıldıktan kısa süre sonra ise başka bir internet sitesine servis edilmesi ise durumun vahametini ortaya koymaktadır. Akıl almaz ithamlarla dolu bu iğrençliklerin yalnızca 15-20 dakika internette kalabilmesi acaba ajans yöneticilerinin de mi yüzünü kızartmıştır da haberi geri çekmek zorunda kalmışlardır? Ancak daha sonrasında ‘Tunceli filmi vizyonda’ başlıklı ve Munzur Pulur imzalı aynı haberin Kürt Hareketi’ne yakın diğer yarı-resmi sitelerinde hala var olmasını hangi yüzle savunmaktadırlar?
‘İddia sahipleri halkı aydınlatsın’
Eleştirilerin dozunun kaçırıldığı çeşitli yayınlar aracılığıyla akıl almaz ithamların, pervasız saldırıların yapıldığı kaydedilen açıklamada iddialar ve açıklamalar konusunda halkın aydınlatılması istendi: “Açıklama bekliyoruz. İddia sahiplerinden anlaşılır bir açıklama istiyoruz Ancak biliyoruz ki açıklanabilir hiçbir tarafı olmayan yol ve yöntemleri seçim sürecinde koltuk sahibi olmak için tereddütsüzce kullananların mantıklı bir açıklaması olamaz. İddia sahiplerinin yapması gereken; ya iddialarının arkasında durup halkı aydınlatmak, ya da ‘koltuğa giden yolda her yol mubahtır’ makyavelist siyaset çizgisinin özeleştirisini yapmaktır."
‘Devrimci ilkeler seçime kurban ediliyor’
Aynı yanlış tutumun 29 Mart’ta da provokasyon yaratılmak istenmesiyle kendisini gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada şöyle söylendi: “Seçim sonuçlarının ortaya çıkmasının ardından kutlama maksadıyla yürüyüş yapan ‘Güç Birliği’ bileşenleri DDHD seçim bürosu önünden geçerek yüzlerce DDHD taraftarından oluşan kitleyi yuhalamış ve açık bir provokasyon olarak kitleye karşı ‘Dersim faşizme mezar olacak’ sloganı atmışlardır. DDHD ve DHF faaliyetçilerinin çabasıyla herhangi bir sorun çıkması engellenmiştir. Burjuvazinin siyaset yapış tarzında çokça rastlanan yöntemlerin Dersim’de dostlarımız olarak gördüğümüz güçler tarafından yapıldığını görmek dostlarımızın ne kadar içine sinmiştir bilemiyoruz. Ama bizi oldukça rahatsız etmiştir. Açıklanması zor bir durum da yaratmıştır. Bu açıklama DDHD’yi halka karşı düşman gibi gösteren iddia sahiplerinin yapması gereken bir açıklamadır. Nasıl oluyor da halka yaslandığını ve onun çıkarları için mücadele ettiğini söyleyenler halk düşmanlarına ait yöntemleri seçim yolunda kullanarak siyasette devrimci tavrı bir kenara atıp her türlü ilkeyi seçime kurban ediyor?"
‘Dersim halkını bölen ve düşmanlaştıran tutumlar her şeyden önce ezilen Kürt ulusunun demokratik mücadelesine zarar vermektedir’
‘Güç Birliği’ bileşenlerinin Dersim halkını bölen ve düşmanlaştıran tutumların başta ezilen Kürt ulusunun demokratik mücadelesine zarar verdiği vurgusu yapılan açıklamaya şöyle devam edildi: “ ‘Güç Birliği’ bileşeni içerisindeki dostlarımıza bir kez daha sesleniyoruz. Tartışmalıyız, tartışacağız da... Biz yaşanan süreci en ince ayrıntısına kadar irdeleyerek Dersim halkı başta olmak üzere kamuoyunun takip edebileceği şekilde açıklıkla tartışacağız. Ne yazık ki dostlarımız bu bilinç ve anlayıştan ne kadar uzak olduklarını tespit etmelidir öncelikle. Haftalardır bilinçli bir şekilde tırmandırılan ve seçimler sonuçlanmış olmasına rağmen sürdürülen gerilim politikası ortak çıkarları etrafında kenetlenmesi gereken Dersim halkını bölmekten başka hiçbir amaca hizmet edemez. Elinizdeki silah, düşmandan ödünç alınmış paslı bir silahtır, bir an önce sahiplerine iade edilmelidir. Unutmayın ki paslı silah önce sahibini vurur. ‘DTP’nin temsil ettiği ancak birlik içerisinde imza düzeyinde var olan ÖDP dâhil olmak üzere tüm ‘Güç Birliği’ bileşenlerinin sorumlu olduğu bu geri çizgi de her şeyden çok sahiplerine zarar vermektedir. ‘Kürt ulusunun mücadelesi’ adına yapıldığı iddia edilenler, bilinmelidir ki her şeyden önce Kürt ulusuna ve demokratik mücadelesine zarar vermektedir.”
‘Dersim halkı, kendi eseri olan DDHD etrafında kenetlenmelidir!’
Dersim yerel seçimlerinde ortaya çıkan tablonun yalnızca o yerele özgü bir sorun değil, daha esasa ilişkin merkezi bir sorun olduğunun altı çizilen açıklamada Dersim halkına çağrı yapıldı: “Bağımsız siyasetinin arkasında durabilme gücü ve cüretini gösteremeyen her anlayış iddiasını kaybetmiş demektir. Politika yapmaktan korkan, kendini herhangi bir sürecin sürükleyeni ve sürecin öncü unsuru olma perspektifinde görmeyenler kaybetmeye başından razıdır. Kitlelere güvenmeyen onlara tepeden bakan ve küçümseyen, onları sopa göstererek hizaya getirmeye çalışan anlayışlar da bir o kadar tehlikelidir. Dersim’de DDHD bu her iki anlayışa da karşı mücadele etmiştir. Yapılmaz denileni yapmak için yola çıkmış ve çok büyük bir mesafe kat etmiştir. Oluşturulan halk meclisi, Dersim’in demokrasi kültüründe yeni bir mevzi yaratmıştır. Masa başı pazarlıklarla seçime girme ve ayak oyunlarına karşı ‘söz, yetki ve karar halka’ anlayışı en somut ifadesiyle DDHD ile mümkün olmuştur.
İlk defa Dersim’de önemli bir güce tekabül eden kitle bir anlayışa, bir programa ve bir ilkeye oyunu vermiştir. Dersim halkı kendine yabancısı olmayan, özümsenmiş ve hissedilmiş bir anlayışın savunusunu yapmıştır. Arkasında durduğu programın ve anlayışın ne ifade ettiğini bilerek, aydınlanmış bir güç olarak sokaklara çıkmıştır. İhtiyacımız olan da budur. Kitlelere güvenmek ve onlara inisiyatif tanımak, yerel demokrasi kültürünü geliştirmek ve kitleleri savundukları programın arkasında yürütebilmek… Kazandıracak olan ve kazandıran budur. Anlayışımız kazanmıştır. DDHD’nin çalışmalarını kurumsallaştırarak, ulaşılan seviyeyi daha da ileri taşıyacağına, daha da büyüyeceğine ve önümüzde yıllarda ‘Dersim’in her yerini yönetmeye aday’ olacağına inanıyoruz. Halkımız DDHD etrafında kenetlenmeli, açtığı yolun devamını getirebilmeli ve yenilemez en büyük gücün örgütlü bir halk gerçekliği olduğunu gösterebilmelidir.”
|