Seçimlere yaklaşırken Halkın Günlüğü internet sitesi tarafından Dersim Demokratik Halk Dayanışması’nın TKP listelerinden seçime giren İl Genel Meclisi Üyesi Adayı ve Bedensel Engelliler Derneği Dersim Şubesi Başkanı Bedri Es’le yapılan ropörtajı internet sitemizden yayınlıyoruz.
Halkın Günlüğü: Sizi biraz tanıyabilir miyiz?
Bedri Es: 10 yıldır Bedensel Engelliler Derneği Tunceli Şubesi Başkanlığını yapmaktayım. Bu süreçte Tunceli’de yaşayan engelliler için, yoğun bir şekilde birçok proje gerçekleştirdik. Tunceli’de 3500 m2 üzerinde bir rehabilitasyon merkezi yaptık. Bu süreçte Avrupa’da yaşayan Dersimliler ve ülkenin çeşitli yerlerinde bulunan Dersimli dostlarımızla yoğun bir kampanya başlattık. Avrupa’dan ciddi destek aldık. Bu süreçte Avrupa’da yaşayan iş adamlarıyla, başta Sinan Samat, Yusuf Demir ve binlerce gönüllü insan olmak üzere, ‘Umudun Türküsü Kampanyası’ kapsamında yaklaşık 800 bin Euro bir miktarla bu süreci tamamladık. Ayrıca ilimizde yaşayan engelliler sandalye, koltuk değneği gibi zaruri araçlara kavuşturuldu. Bu süreç halen devam etmektedir. Halen bu görevimi sürdürmekteyim. Yaklaşık 8 ay önce, bir grup arkadaşla bir araya geldik. Dersim Demokratik Halk Dayanışması sürecini başlattık. Ben de bu sürecin içerisinde, DDHD’nin yürütmesinde görev aldım ve bu süreçte Halk Meclisi ve arkadaşlarım bana DDHD’nin İl Genel Meclisi üyeliği görevini verdiler. Ben de verilen bu görevi kabul ettim ve süreci dostlarımızla beraber omuzlayarak yürüyoruz.
‘Bugün söz söyleyemiyorsak, yarın da söyleyemeyiz’
H. G: DDHD’nin oluşum sürecinden ve yapılan çalışmalardan kısaca bahseder misiniz?
B. E: DDHD’nin kuruluş çalışmaları tek bir ideolojinin himayesinde yürümemiştir. Bu oluşum içerisinde birçok fikir olmuştur. DDHD, fikirlerin tartışılıp ortak paydaların bulunduğu bir yerdir. Herkesin kendi görüşünü doğrudan ve özgürce söyleyebildiği bir yerdir. Bu çalışma ‘Halk Meclisleri’yle harmanlaşmıştır. Meclisin vermiş olduğu görevler doğrultusunda yürütme bu görevi yerine getirmektedir. Yani açıkçası meclis, yürütmeye ‘ittifaklar sürecini görüşün’, ‘adaylaşma sürecini, kiminle hangi şartlarda ittifak yapabileceğimizi görüşün’ yetkisini verdikten sonra, biz de yürütme olarak, meclisten aldığımız bu yetki doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürdük. Bu süreçte DTP, ESP, HKM, EMEP ve diğer kitle örgütleriyle ittifak süreçlerimiz başladı. EMEP’le bir ittifak çalışması yaptık. Ortak program hazırladık. Ama EMEP yaklaşık 28 gün, nedense program ve aday konusunda somut bir karar veremedi. Gelinen noktada 15 Şubat’ta EMEP İl Başkanı Sayın Hüseyin Tunç bize gelerek Dersim merkezde seçimlerden çekildiklerini ve aday göstermeyeceklerini; ama genel merkezlerinin almış olduğu karar doğrultusunda sandığa giderken DTP’yi destekleyeceklerini söyledi. DTP’yle yapmış olduğumuz çalışmada DTP, bu süreçte bize üç koşulla geldi. Aday, parti ve kadın kotasında dayatmacı bir tavır içine girdi. Biz de Dersim’de bulunan demokratik kitle örgütleri, DDHD, DHF bu süreçte bu ilde seçilecek adayın tüm kurumlar tarafından tartışılarak, ortak kararlar alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledik. Aday hakkında herkesin söz söyleyebileceği bir süreci ve herkesin sahiplenebileceği bir adayı istedik. Ama DTP bu üç koşulunun genel merkezlerinin kararı olduğunu, kesinlikle bunu tartıştırmayacağını somut olarak ifade etti. Bizim söylediğimiz ise, ‘bugün aday hakkında söz söyleyemiyorsak, yarın da söz söyleme hakkımız kalmayacaktır’ oldu.
‘Şimdiki belediye sınıfta kalmıştır’
H. G: Peki, bundan önceki belediye yönetimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
B. E: Bizim de kurum olarak (Bedensel Engelliler Derneği) destek verdiğimiz geçmiş 5 yıllık yönetim, kurumumuzun hiçbir ihtiyacını karşılayamamış, hiçbir talebine yanıt olamamıştır. Kurum olarak randevu istediğimizde, aylarca randevu verilmedi. Biz demokratik kitle örgütü olmamıza rağmen, bu görüşmeleri yapamıyorsak, sıradan bir vatandaş belediyeye hiç giremez, giremiyor da. Bu anlamda, geçmiş 5 yıllık yönetimin sınıfta kaldığı tüm halk tarafından söylenmektedir. Demokrasiden bahsederken, belediyenin kapılarının halka kapalı olmasının bir mantığı veya bir amacı olamayacağını düşünüyorum. Yani sonuç olarak, halkın birçok kesimi mahallelerde, sokaklarda bugün yaptığımız seçim çalışmalarında, hep bu soruyu bize sormaktadır: “Biz neden belediyeye giremedik?” Bu süreçte bu ilde madde bağımlısı gençler, engelliler, yaşlılar tamamen bu anlayış tarafından yok sayıldılar. Oysa bizim istediğimiz biraz ilgi. Çünkü bizim hayatımızda yerel yönetimler tarafından çok büyük değişiklikler olacağını düşünmüyoruz. Bu anlamda belediye başkanını, yapmış olduğumuz bu projelerin yanında da göremedik. Yapmış olduğumuz rehabilitasyon merkezi çalışması sırasında, yönetim olarak bize ‘inşaat süresince su parası alınmayacak’, ‘inşaat harçları alınmayacak’ dediler. Ama bugün Bedensel Engelliler Derneği adına kayıtlı, belediyede takibe girmiş su faturamız bulunmaktadır. Bize ihbarname gönderilerek, “su parasını ödemezseniz gerekli işlemleri başlatacağız” denildi. Toplumun en mağdur kesimi olan engellilere de bu yapılıyorsa, bu ilde yaşayan diğer kesimleri düşünemiyorum.
‘DDHD gücünü halktan alırsa, çözülmeyecek sorun yoktur’
H. G: DDHD’nin belediye yönetimiyle ilgili projeleri neler?
B. E: DDHD’nin bu dönem yapacağı en önemli şeyler halkı yönetime katmaktır. Yani belediye başkanı tek başına bir hiçtir. Gücünü halktan alacaksa, halkı sürece katacaksa, bu küçücük ilde aşılmayacak bir sorun kalmayacaktır. Önemli olan halkı sürece katmaktır. Halkı karar mercilerine koymaktır. Gönüllülük temelinde çalışmalar başlatmaktır. Örneğin, engellilerle ilgili bir proje yapılacaksa, bu projenin asıl sahipleri engelliler olmalıdır. Engellilere sorulmalıdır. Çünkü bugün belediyede olan kadrolar, engellilerin sorunlarını engelliler kadar bilemezler. Gençliğe yapılacak projeler gençlere danışılmalıdır. Kadınlara yapılacak projeler kadınlara sorulmalıdır. Yani yapılacak bütün projeler bütün kesimlerin görüşleri alınarak yapılmalıdır. Bir kaldırım yapılacaksa, öncelikle o sokakta bulunan esnafın fikirleri alınmalıdır. Ve o esnaftan destek sağlanmalıdır. O esnafı o çalışmaya dâhil edilmelidir. O da kaldırım taşı dizebilir. O da harç yapabilir. Daha doğrusu o sokağın daha iyi olması için, orda bulunan esnafa güven verilmelidir. Belediyelerin yol, su, kanalizasyon, çöp toplama gibi bazı asli görevleri vardır. Bu görevler yapılırken “biz halka hizmet ediyoruz” denmesi gerekmiyor. Çünkü bunlar asli görevleridir. Elazığ Belediyesi de kaldırım yapar, Malatya Belediyesi de. Ama Dersim Belediyesi demokratik güç birliği tarafından yönetiliyordu. O yüzden farklı bir anlayışın olması gerekiyordu. Halkla birlikte yönetmeleri gerekiyordu. Hozat’ta olduğu gibi, eksiklikleriyle beraber DDHD’nin, bu yeni süreçte halk meclisleri çalışmasıyla süreci göğüsleyeceğini bugünden görüyorum ve inanıyorum. İl Genel Meclisi üyesi seçildiğim takdirde bu ile gelen kaynakların halkın hizmetine sunulması için elimden gelen bütün çabayı göstereceğim. Orada dönen olumsuz şeyleri de halka getireceğim. Halkı aydınlatıp süreçten haberdar ederek bu paraların rantçılara değil, halkın hizmetine sunulmasını en iyi şekilde değerlendirilmesini savunacağım. Ve bu ilde yaşayan tüm engellilerin bu paralardan faydalanmaları için projeler yaparak, bu insanların yararlanmasını sağlamak için önceden yaptığım gibi bu arkadaşlarımızın yanında olacağım.
|